Önsöz 
21.yüzyıl dünya tarihini yazanlar, Amerikan tarihi hak­­kında, 11 Eylül’den önce–11 Eylül’den son­ra di­ye iki ayrı dönemden söz edeceklerdir. 11 Eylül’den önce hür­riyetler ve fırsatlar ülkesi olarak algılanan Amerika, dünyanın süper beyinlerinin ilgi odağıydı. 28 Şubat post-modern darbesinden iki sene sonra Amerika’ya geldiğim için, hürriyetin ve demokrasinin faziletlerini daha iyi idrak ve takdir etmiştim. Hatta çok geçmeden, Dost FM’de “Hür Dünyadan Ha­ber­ler” adıyla bir programa katılıp hürriyetin güzelliklerini Türk insanıyla paylaşmaya çalışmıştım. Oysa 11 Eylül, tarihin sey­rini değiştirdi. Hürriyetler diyarı, 11 Eylül’den sonra kuşkular, korkular ve kısıtlılıklar diyarına dönüştü. Yusuf İslam gibi terör­le uzaktan yakından alakası olmayan birinin havaalanından geri çevrilmesi bu değişimin en bariz göstergesiydi.

11 Eylül’de uçaklar yalnızca Dünya Ticaret Merkezi’ni değil, İslam’ın manevi binalarını da paramparça etmişti. Doğrusu, 11 Eylül’deki insanlık dışı katliamı, Amerika’nın yaptığı zu­lümlerine bedel, kalbinde hoş görenler, hem ölen masumların hukukunu hem de İslam’a inen darbenin dehşetini idrak etmemişlerdir. Daha da garibi, 11 Eylül cinayetinin birçok insanın hidayetine vesile olduğunu iddia edenler bile var. CNN’­­­de yayınlanan bir habere göre, Bin Ladin bile benzer iddiayı dillendirip 11 Eylül ile İslam’a büyük hizmet ettik demeye getirmişti.

Evet, İslam 11 Eylül’den sonra yükselmeye devam etti. Ancak, bu yükselişin 11 Eylül’den dolayı olduğunu söylemek doğru mudur? 11 Eylül’e rağmen Amerikalı ve Avrupalıların İslam’ı tercih etmesi bir tezat değil miydi? Acaba, 11 Eylül vahşeti mi insanları İslam’a çekti? 11 Eylül olmasaydı İslam bu kadar yükselir miydi? İslam, medya tarafından “teröristlerin dini” olarak lanse edilmesine rağmen, nasıl oluyor da her se­ne yüz binlerce insan Müslüman oluyor? İslam’ın bu yükselişi nereye kadar devam edecektir? Avrupa ve Amerika günün birinde İslam’ı kabul edecek mi? Birçok insan bu ve benzeri soruları soruyor. İslam’ın 11 Eylül’e rağmen artan hızla büyü­me­ye devam etmesinin sırrını merak ediyor. Elinizdeki kitap, bu tarz sorulara, 11 Eylül öncesi ve sonrasında, Amerika’da bulunan birinin perspektifinden cevaplar veriyor.

Kitabın yayına hazırlanmasında büyük kat­kıları olan herkese; tamamını dikkatle okuyup tavsiyelerde bulunan, 11 Eylül’den sonra Müslüman olan biriyle evli, kıymetli dostum Vugar Caferov’a, kitabın yayın yönetmeni Selahattin Arslan’a, yayınevi editörü Ömer Faruk Paksu’ya, çok önemli tenkit ve tavsiyelerde bulunan kitabın editörü Ah­met Selim Tepegöz’e, kitaba isim bulmada yardımcı olan Cem Sökmen ve Ahmet Ay’a, kapak tasarım­cısı Sefer Koçan’a, sürekli desteğini gördüğüm eşime ve yo­ğun çalışmamı anlayışla karşılayan kızlarıma teşekkür ederim.

Dr. Furkan Aydıner, 23 Nisan 2007, Florida-ABD

 ©Copyright 2007. All Rights Reserved.