11 Eylül'e Rağmen AMERİKA'DA YÜKSELEN İSLAM

 Nesil Yayınları'nda Çıktı! 

 

Amerikan tarihini, belki de 21.yüzyıl dünya tarihini yazanlar, ileride 11 Eylül’den önce ve 11 Eylül’den sonra diye iki ayrı dönemden söz edeceklerdir. 11 Eylül’den önce hür­riyetler ve fırsatlar ülkesi olarak algılanan Amerika, dünyanın süper beyinlerinin ilgi odağıydı. Hürriyetler diyarı, 11 Eylül’den sonra kuşkular, korkular ve kısıtlılıklar diyarına dönüştü.

11 Eylül’de uçaklar yalnızca İkiz Kuleleri değil, İslam’ın Batıdaki manevi kulelerini da paramparça etmişti. Doğrusu, 11 Eylül’deki insanlık dışı katliamı, Amerika’nın yaptığı zulümlere bedel, kalbinde hoş görenler, hem ölen masumların hukukunu hem de İslam’a inen darbenin dehşetini idrak etmemişlerdir. Ancak, paradoksal bir şekilde, 11 Eylül’e rağmen, yüzbinlerce Amerikalı ve Avrupalı Müslüman oldular. İslam, daha büyük bir hızla büyümeye devam ediyor. Bazı tahminlere göre, Müslüman olanların sayısı iki-üç katına çıktı. Acaba, 11 Eylül vahşeti mi insanları İslam’a çekti? İslam, medya tarafından  “teröristlerin dini” olarak lanse edilmesine rağmen, insanlar İslam’a niye akın ediyorlar? İslam’ın bu yükselişi nereye kadar devam edecektir? Avupa ülkeleri ve ABD günün birinde İslam’ı kabul edecek mi?

Dr.Furkan Aydıner, bu kitapta, İslam’ın 11 Eylül’e rağmen, artan hızla büyümeye devam etmesinin sırrını açıklıyor. 11 Eylül’den önce ve sonra Amerika’daki İslami gelişmeleri yakından takip eden biri olarak gördüklerini, yaşadıklarını ve okuduklarını paylaşıyor. Yukarıdaki sorulara cevaplar veriyor.

Dr.Aydıner, bu kitapta Hıristiyanlığın nasıl tahrip olduğunu; ruhu ölmüş kiliselerin manevi ihtiyaca niye cevap veremediğini; 11 Eylül’e rağmen İslam’ın neden yükselmeye devam ettiğini; hidayete erenlerin İslam’da neler bulduklarını; iletişim ve bilişim devriminin insanın hakikat arayışını nasıl etkilediğini; ve bu asırda İslam’ı bütün insanlığa ulaştırmak için neler yapılması gerektiğini anlatıyor. 

Dr.Aydıner, bu kitabı kuru bir ümit vermek için yazmadı. Avuç içi kadar küçülen dünyada, sorumluluklarımız dünya kadar büyüdüğünü hatırlatmak için yazdı. Kitabı okuyunca, kapı kapı dolaşıp hakikati öğrenmek isteyenlerle, internet üzerinde site site dolaşıp hakikati öğrenmek isteyenler arasında fark olmadığını teyit edeceksiniz. Kapı komşumuza İslam’ın güzelliklerini hem halimizle hem de dilimizle anlatmamız gerektiği gibi, “sanal dünya”daki komşularımıza karşı da aynı sorumluluğumuzun olduğunu tasdik edeceksiniz. Ortaçağda matbaanın bulunmasıyla Avrupa “karanlık çağı” atladığı gibi, iletişim ve bilişim teknolojisindeki gelişmeler de karanlık çağını yaşayan insanlığı İslam’ın aydınlığına götüreceğine şahit olacaksınız.

 ©Copyright 2007. All Rights Reserved.